Belki de asıl mesele şu: Kendi gezegenimizde bulamadığımız anlamı başka dünyalarda arıyoruz. Belki de asıl gizem, gezegenlerin kendisinde değil, onları izleyen gözlerde saklıdır. Biz baktıkça büyüyorlar, biz sordukça derinleşiyorlar; çünkü insan merak ettikçe gelişir.
Devamını OkuyunBir sabah uyandığında kuşların sesi yoksa, rüzgâr yapraklara dokunmuyorsa ve sokaklar hiç olmadığı kadar sessizse… O gün neyin başladığını fark edebilir misin?
Devamını OkuyunYine de içimde bir yer hep şu soruya takılıyor: Koyun olmak mı daha kolaydır, çoban olmak mı? Koyun olmakta bir rahatlık var; düşünmezsin, sorgulamazsın ve sadece gidersin. Çoban olmaksa yorucu; gözün arkada kalır, sorumluluk taşır ve bazen kendi açlığını unutur sürüyü doyurursun.
Devamını OkuyunBiz şehirde, market raflarında gördüğümüz domatesin ya da ekmeğin ardında nasıl bir emek olduğunu çoğu zaman unuturuz. Oysa çiftçinin nasırı, bizim soframıza düşen her lokmanın gölgesidir.
Devamını OkuyunBir hayvanın çevresindeki diğer yaratıklara verdiği zararın insanın yaptığı kötülüklerle kıyaslanması gerekmez mi? İnsanlar savaşlar yapar, toplumu bozar, çevreyi yok eder, yeryüzüne büyük zararlar verir. Fakat bir domuz, doğanın verdiği görevi yerine getirir. Kendisini kirletmez, o sadece kirli bir dünyada var olma çabası içindedir.
Devamını OkuyunToprak, sanki ellerinden tutmaya çalışan bir anne gibi çırpınıyor. Bir yudum su, bir nefeslik oksijen arıyor ama sen, ellerinle ona yük bindiriyorsun; plastik şişeler, kimyasal atıklar, egzoz dumanları…
Devamını Okuyun